Aferin Bana

duck the traveller

Duck 1 Mayıs 2008 doğumlu ve bu yaşında benden çok yer gezdi nerdeyse..
2si direkt taşınma..:)

izmir-marmaris-datça
datça-köyceğiz-datça
datça-istanbul (x2)

yaz tatili için de istanbul-akçay

bu arada datça-istanbul arası 12saat sürüyor yaklaşık :)
kuzum uyurdu sakin sakin..

istanbul içerisinde de ataşehirden buraya taşınma dönemi..

tüm bu şartlar altında heryerde kalabilecek aşırı uyumlu bir köpek bekler tabi insan doğal olarak ama duck evdeki bir kişi bile eksik olsa huzursuz uyuyan,
başka bir eve misafirliğe gittiğinde belli bir saatten sonra ne zaman eve dönüyoruz triplerine girip beni sıkıntılara sokan tuhaf bir çocuk..
illa evinde uyuyacak :))

bugün bilgisayardaki fotoğrafları ve videoları düzenlemeye çalışıyorum, heryer duck dolu tabiki de :))
videolar öyle komik ki, hepsi hayıır hayıır yapma duck ile bitiyor..sonralarını hep tahmin edebiliyorum, ya kaybetmemek için peşinden koşuyoruz ya da hangi yaramazlığı yapıyorsa durdurmak için.
nisan 2009da datçaya ikinci gidişimizden bir video ekleyeyim dedim. bazen düşünmeden duramıyorum, duck orda yaşayan bir köpek olsa çok mu daha mutlu olurdu diye, kim orda yaşamaya devam etse çok daha mutlu olmazdı ki gerçi.. :) ama 1sene aradan sonra tekrar gidince duckın ordaki hiçbirşeyi unutmamış olduğunu fark etmek ayrı bir zevk, gerçi nasıl unutsun çocuk ilk 7ayı orda geçti :)


duck o zamanlar filinta giib delkanlıymış, zayıf :)) gerçi şimdi de fena değil 30 kilocuk :)) eminim o da özlemiştir ordaki eğlenceli hayatını, keşke bu sene de fırsatımız olsa da 2-3gün için bile olsa gidebilsek..:)


son gidişimizde nisandı, yağmur yağıp 15dk sonra hava yine açmıştı, denize girenler vardı..





asıl datçada bulunma nedenimiz olan rüzgar tirbunlerinden birine babasıyla çıkışı :)
benimle çıkmamıştı eşek kafa:))



eski halinden çok bulamadım fotoğraf,
çirkin bebekti zaten kuzum :))
kanlı ishal sonrası ve öncesi zayıflıkları falan..




bu arada ilk video ve fotolar duckı ilk defa dışarı çıkardığımız günle aynı yer,
hangi akla hizmet çocuğu çakıl taşlarına bastırdık bilmiyorum ama hiç yürümemişti korkup,
bu da o günden bir fotoğraf :))


köyceğize gittiğimiz zamanki hali :)


bunlar datça gecelerinin aranılan ismi olduğu zamanlar :))
her akşam limanda takılırdık, duck da istisnasız her akşam kucağımda uyurdu böyle,
keşke yine öyle minik olsa :))
şimdi tek derdi daha ne kadar çok çiş yapıp da kızları kendime çağırabilirim :))





sedef adası gezimiz :)
hayatında ilk ve tek bağlı kaldığı an sanırım :)
toplasan 1saat etmez,15dk falandır, o kalabalıkta onu denize sokamadığımızdan..




ve istanbul, eski evimiz..
iyi ki direkt buraya değil de eski evimize dönmüşüz :))
hem ufacıktı, otel odası gibi bir evden direkt buraya gelsek tedirgin olabilirdi..
hem de bahçe falan vardı ufacık da olsa, biraz daha rahattı..
benim için çok zordu tabi, heryeri çamur içinde eve girişleri, ikide birde bahçeye çıkmak için kapının önünde yalvarışları :))

en azından yazın keyifliydi,
o çimenlerde takılırdı ben de kendi halimde..
şimdi sürekli ne zaman çıkıyoruz, ne zaman koşucaz tacizleriyle yaşıyoruz :))






ve değişmeyen tek şey kız arkadaşı! :))

6 yorum:

  1. DKK dedi ki...:

    duck
    dostum duck
    çok şekermişisin küçükken beee
    ben de hep balımın nasıl bişi olduğunu merak edip duruyorum
    danacık kız arkadaşını yesinler
    ailenle birlükte hep mutlu ol inşalllah

  1. özge dedi ki...:

    balım da bence duck gibidir, ama daha güzeldir tabi ne de olsa prenses o :))

    bizimkiler gibilerine ingiliz labrador diolarmış,sivri buruncuklular :))

  1. Mathilda dedi ki...:

    amaninn çok tatlıymış ya sıskacık minicik göbüşe bak:)))sabah sabah yüzümü güldürdü fotoları:) kanlı ishal mi atlattı kuzum ya kıyamam.

    evet balım ve duck daha bir ingiliz tipe benziyor. çilek değil mesela. tilyayı sayma tipsiz o :P

  1. özge dedi ki...:

    evet ya kuzum, az uğraşmadı kanlı ishalle..
    hihi çok tipsizdi ama hastaykenki fotoları var zayıflıktan ölecek gibi içim gidiyo bakamadım onlara pek :)

    herkes labrador değil bu diyordu sanki çok fark edermiş gibi :))

    çilek küt burunlulardan çok tatlı :) bizim lucky de öyle kısa burun :)
    kardeşim karadenizli diyo ducka uzun burunlu diye :))

  1. Mathilda dedi ki...:

    :)))) karadenizli :))
    Çilek daha kalın bir de, fark sadece burunda olmuyor, vücut genel olarak daha kalın ve kemikli oluyor. Balım mesela o kadar inceki, Çileğin yarısından bile ince belki. O kadar fark var aralarında. Çilek'in kilosu normal bu arada, 1-2 kilo fazlası vardı, o da gitti. İnsanlar şişko sanıyor kalın diye kızcağızımı:)

  1. özge dedi ki...:

    ama tilya da ingiliz gibi, amerikan annenin ingiliz kızı :))
    hastanede mi karıştı acaba :p :))

    ikisi de çok tatlılar ama oya yaa, nasıl duruyorsun onları yemeden :))