Aferin Bana

Sağ Ön Bilek Hasarı

Çürük yumurtaların en çürüğü,
koca tosbam yine hasta oldu.
Hasta da demeyelim de, uf oldu! :))

Sağ ön bileği zaten gazi gibi bir şey. Heryeri öyle ince ki, bu zamana kadar kemiklerinin dayanıyor olması bile şaşkınlık verici bir olaymış gibi geliyor bazen :D

Eski evdeyken ben arabadan bir şey almaya çalışırken o büyük bir heyecanla arkamdan atlamaya çalışıp ön koltuğun arasına sıkışmıştı,
sonrasında tabi tüm apartmanlardan insanları cama toplayan bir feryat..
ben bir panik duckı kurtarıp kucaklayıp veterinere..

Sonrasında baktık bir şey olmamış.

Aradan biraz zaman geçti, rutin yürüyüşlerimizden birini yaparken çok tatlı bir golden ile karşılaştık, duck tabi en afacan zamanlarında hopluyo zıplıyo derken yine Duck'tan bir feryat ve Duck yerden kalkamıyor. Yine sağ ön pati (yanlış hatırlamıyorsam), topallaya topallaya veterinere..

Röntgenler, ağrı kesiciler, araştırmalar falan..
Röntgende miniminnacık bir tuhaflık. Öyle bir yer ki, iki kemiğin arasında, hafif arkada kalmış minicik bir yerde değişik bir oluşum! :))

Neyse ki geçti gitti derken.

Geçen gün Orhun'un Duck'ı, Lucky gibi narin olmayan bir labrador sanıp erkek erkeğe güreşerek oynamasıyla narin Duck'tan gelen yine kocaman bir viiyk.
Ne oldu falan derken bir baktık koltuğun minderinin arasına girmiş patisi ve burkulmuş sanırım.
Öyle de cesaretsiz ki basarsam yine acıyacak modunda bin tane naz.Neyse baktık yüzbinmilyon tane öpücük, azcık buz tutma ve bol sevgi ile geçti gitti gibi oldu.

Yine uzun süre uyuyup da uyandığında hafif bir sendelemesi oluyordu. Bu kadarcık bende de oluyor diyip geçmek istiyordum ki dün akşam tüm gün orhun abi ile oynama faslından sonra ne zorumuz varsa deli gibi de uzun bir yürüyüş yaptık Duckla. Üstüne bir de dönüş yolunda yeni dişi arkadaşlarımızdan biri olan Goldi ile karşılaştık. O da evden yeni çıkmış enerjik bir yumak halinde Duck'a koşarken yine bir çarpışma gerçekleşti. Sonrasında eve zor döndük. Yorgunluktandır dedim ama bir baktım gece topallıyor. Basamıyor sağ tarafa.

İnsanın içi gidiyor öyle görünce,
bir de bin tane naz yapıyor, iyice üzülüyorum :)

Gece sızladı sanırım hep, ne kendi uyuyabildi ne ben.
Avucumun içine koyuyor patisini acıklı bakışlarla, sanki iyileştir der gibi.
Arı soktuğundaki gibi patisini yere koymak istemiyor, havada tutmaya çalışırken de tutamıyor tabi titriyor öyle..
Bir sağa dönüyor, bir sola dönmeye çalışıp dönemiyor. Yataktan inmeye kalkıyor ama canı acıyacak diye cesaret edemiyor, hadii kucaklayıp indiriyorum.
Sonra yalnız kalamayıp yine yatağa zıplamak istiyor ama tabi yine yapamıyor, hadii ben kalkıp kucaklayıp alıyorum yatağa..

Derken bir baktık sabah olmuş.
Sabah günün en güzel saati Duck'a göre, normal halinin iki katı hızda ve mutlulukta olur ama bu defa uykusuzluktan ne yapacağını şaşırmış gibi.
Neşeyle değil de görev gibi çıktık dışarı, yürüdük geldik.

Şimdi bir ağrı kesici içti,
3gün gözlemleyeceğiz. Düzelme olmazsa başlıyor yine maraton..

Bunlar da yataktan inemiyorum yardım edin bakışları.

6 yorum:

  1. DKK dedi ki...:

    duck
    nazar değiyor sana
    bu kadar yakışıklı olunca
    herkesin gözleri senin üstünde tabiki de

  1. özge dedi ki...:

    vallai nazar mı değiyo nedir bu anlamadım.
    biri geçiyor başka bir şeyi başlıyor :))

    bence balımla bir oynasalar, hiçbirşeyi kalmaz :))

  1. puck-robin dedi ki...:

    oyy geçmiş olsun nasıl bakıyor :(

  1. özge dedi ki...:

    teşekkür ederiz.
    bugün daha iyi ama, ağrı kesici işe yaradı sanırım :)

  1. Adsız dedi ki...:

    sevgili Duck,
    acıklı bakma konusunda tüm labradorlara taş çıkaracağına dair ciddi şüphelerim var. sakın o bakışı benimkilere öğretme. yoksa küserim bak haa.
    öpiym geçsin mi ? muck
    ay adsız oldum ben bildin sen onu amaç

  1. özge dedi ki...:

    hii adsız kim ki ben tanımam :))