Aferin Bana

Yağmasın Yağmur! :)

Damla damla değil de çok yağan yağmur Duck'ın en büyük kabusu.
Dışarıya çıkılmıyor, koşturulamıyor, olucak iş değil! O kıymetli tüyleri sırılsıklam oluyor, evde kurulanma faslı falan derken amaaan yani :)

Eğer o tasmasız dolaşırken birden hızla yağmur yağmaya başlarsa da deliler gibi koşturuyor, ben de ona yetişemediğimden evin kapısında buluşuyoruz.
İlk başıma geldiğinde panik olmuştum tabi. Duck yok, kaçtı napıcam ben şimdi diye paniklemişken bir baktım ki evin kapısında beni bekliyor :)
Henüz öyle çok yağmurlu günler başlamadı tabi ama pazar günkü hava kış alıştırmaları yaparken biz de evde bunalıma girdik :)



Penceresi açıktı ama minderi yağmurdan ıslanıyor diye serilmemişti mesela, keyifle dışarıyı izleyemedi.
Ya yağmur biterse ve biz fark etmezsek de dışarı çıkamazsak diye de yağmur yağdığı süre boyunca pencere başında bekledi.

Bu arada tüm oyuncaklarını da camdan aşağı atmış, elimize poşet alıp aşağı inip onları topladık.Çamur olmuş tabi hepsi, makinaya atıp yıkadık ama makinadan çıkana kadar sanki yıllardır onlarla oynamamışçasına bir sabırsızlık, ikide bir gidip hala bitmedi mi kontrolleri..:)

Bir ara öyle bir panikle dışarı çıktık ki üstümü değiştirmeyi unutmuşum aceleden, yürürken bir anda ne rahat bu üstümdekiler ne giydim ki ben diye 2snlik bir düşünce sonrası bir baktım ki pijamalarımla sokağa fırlamışım :))Normalde kimseye rastlamam ama öyle çıktım ya bir sürü kişi gördük eve girene kadar, rezillik :D

Bu ara Çıtırla çok karşılaşıyoruz ve akşamları hepbirlikte yürüyoruz. Duck da ben de çok mutlu bir şekilde eve dönüyoruz Çıtırlarla yürüyünce.


Ev içinde de ağızda çıngırakla koşturma telaşının devam etmesi dışında yeni bir eğlence bulduk. İkeadan Duck'ın mamasını karıştırmak için aldığım çocuk kaşıkları ile yemek sonrası oynamaca.

Plastik kaşıkla da nasıl oynanırmış ki dediğinizi duyar gibiyim sanki. Şöyle ki, kaşığı ağzınıza alıp kafanızı sağa sola sallayarak ilerde bir yere fırlatıyorsunuz. Sonra koşup (sanki kaşık çok uzağa gitmiş gibi) hemen kaşığı alıp tekrar ağzında savuruyor.

Oynarken bana bulaşmıyor diye düşünüyorum ama evde sürekli hareket eden bir şey olunca kendi hareket etmese bile yoruluyor insan. Ama yürüyüş ve oyun sonrası uykulu ve yorgun bakışlı o kuzu halleri yok mu..

2 yorum:

  1. Mathilda dedi ki...:

    soru 1: o ikea oyuncakları hala nasıl yaşıyor? (timsahtan bende de var)
    soru 2: hele de kaşıklar nasıl sağlam kalıyor :S
    soru 3: neydi unuttum :/

    kıskançlık notu: ben de serbest bıraktığımda insanların üstüne atlamayan Tilya istiyorum :(

  1. özge dedi ki...:

    duck karton kutu ve pet şişe parçalamayı seviyo, peluşlarla uyuyo o yüzden parçalamıyo pek. ama bazen sevmedikleri oluyo parçalıyo onları :))

    kaşıklardan 1tanesini kemirdi, diğerleriyle atıp getirmece oynuyo ama zarar vermeden, Duck'ın malı kıymetli yaa :))

    İnsanların üstüne duck çok atlıyordu, buraya taşındığımızda insanlardan sürekli bağrışlar duyduğundan biz de insanlara doğru yönelince başka yöne doğru top falan atıp dikkatini dağıttığımızdan pes etti sanırım. ama yine ay ne şeker köpek diyen olursa yanlarına koşuyo tam atlicakken de aa koş koş gle mel bişeyler diyip kandırıyorum bana bakınca unutuyo atlamayı :))