Şantiye'de Kızım'ın kulübesi yapılıyormuş, kalacağı yer hazır,karanlıkta görünsün diye aldığım reflektörlü tasması ve ucu için aldığım isimliği geldi. Sıra kendisinde diye kendimi mutlu etmiştim akşam saatlerinde.
Bugünkü o travmatik olay aklımdan çıkamasa da gelip bizimle oynayacak, şantiyede arkadaşları olacak, herkes onu sevecek gibi hayaller kurarken az önce iki saniyelik dışarı çıkışım ile uçtu gitti herşey.
Kapıyı açınca beni karşılamayışı zaten ah şimdi barınakta bilincini getirdi, gece oldu, bugün çok korkuyordu, yanında bir sürü köpek vardı bugün , ya başına bir şey gelirse, sabaha kadar kimse olmuyor orda.
Ah küçük kızım, bugün kucağıma aldım ya taşımak için, 20 kilo bile yoksun bence, kuş kızım.
Zaman çabucak geçsin, sorunsuz alış yeni yuvana, mutlu ol. İçim bir rahat etsin senin için.
Duck yumuşak koltuklarda yatmış kemik kemiriyor, sen orda korkudan titriyorsun diye düşündükçe deliresim geliyor.
Bugun sabah yine oradaydim. Yanina baska kopekler de gelmis baya kalabalikti. Bizim kizda ilk gunku asiri korkaklik geri gelmis.
Icerisi kalabalik diye beni sokmak istemediler onu cikardilar, daha da korktu yanimdaki adamlardan. Kacmaya calisti, debelendi agladi. Ama kapali alan kopek kafeslerinin oradaydik, dar uzun bir koridor dusunun, kopeklerin disariyi goremedigi. Etrafta kopek olmadigindan sakinlesti biraz ama adamlardan hala korkuyordu.Benim basimda durmaktan adamlar islerini yapamadigindan tamam dedim alin.Feryat figan girdi yine iceri.
Yanindaki diger kopekler cok daha aliskin.Kapiyi itince iceri gidiyor, acinca kacmaya calismiyorlar falan. Kizim tam bir Duck panikliginde, daha gucsuz ve kendine guvensiz oldugundan da onun onbes kati kadar falan daha korkak.
Aglamakli ciktim ordan. Aklim orda tabi, dayanamadim.
Sabah Yaman goturmustu beni, bu defa da Çıtır'ın sahibi Samiye ile birlikte gittik öğlen. Onlar da Çıtır'ı oradan sahiplendiği için biraz tecrübeliler, yanında da zincir tasma almış görevliler izin versin dışarıya çıkarıp sevelim diye.
Ama çok daha kötü oldu. O bahsettiğim kordidordan çıkınca açık alan köpeklerinin olduğu kafesler var. Hepsi Kızım'ı görünce kafeslerden çılgınlar gibi havlamaya başladı tabi. Kızım delirdi. Kıpırdayamadı korkudan, kuyruk bacak arasında ama bacaklar titriyo. Yılmaz Bey var bizimle çok ilgilendi sağolsun, veteriner hekim. O barınağın kapısının önüne çıkaralım orda sevin dedi ama bizim Kız zincirden de korkuyor.Feryat figan bu defa da kaçmaya çalıştı. Ödüm patladı, orada kaçsa hayatta bulamayız onu bir daha, dağın başı ve oraya yaklaşmaz artık korkudan.
Yanına eğilip sıkı sıkı sarıldım gitmesin bir yere diye. Kurtulmaya çalışmadı Allah'tan. Bir süre öyle sevdim ama sakinleşmedi hiç. Kaçmasın diye korkumdan kucakladım. Taşıdım onun kaldığı kafese. Girmek istemedi. Yılmaz Bey soktu artık.
O feryadı mahvediyor beni. Canı acımasa da acıyacak diye korkusu.
Güçlü köpek olsa bu kadar üzülmezdim belki ben de ama şimdi o 4 gündür ordaysa benim yüzümden, ben de 4 gündür ne uyuyabilmdim ne doğru düzgün bişey yiyebildim.İşimi yapamıyorum, aklımı alamıyorum bir türlü. Hele bugünkü olanlar sanki ona iyice işkence etmişim gibi. Duck'ı sevemiyorum onu o halde görünce ve daha nicesini..
Ne olur bana güvenini kaybetmesin, ben onu korumaya çalışıyorum :((
Yarın ve pazar günü yine gideceğim ama yanı kalabalıksa çıkarmak istemiyorum ordan, daha kötü oluyor :((
Pazartesi günü alabilirim umarım. Ne olur siz de dua edin.
Kara kizim, çirkin kizim barinakta hala.
Alındığı günün ertesi gün sabah erkenden gittim Üsküdar belediyesine, ihbar üzerine aldıkları için hemen veremiyorlarmı, zaten sadece ve sadece eve alırsam verebiliyorlar.
Tamam, eve alacağım dedim. Bir süre burada tutmamız gerek, yoksa göstermelik aldık sanıyorlar, tepki topluyoruz dedi. İtiraz edip tartışma yaratacak gücüm yoktu zaten ağlamaktan, her ne kadar onu oradan bir an önce kurtarmak istesem de.
Peki dedim.
Onu oradan alabilene kadar da her gün gideceğim ziyaretine.
Bugün sabah gittim, yine korkaktı. İki gündür mama yememiş, bugün yedi mi diye soramadım. Yanına onun gibi bir arkadaş koymuşlar, korkak. İki korkak birbirlerine yanaşamadan bakışıyorlardı.
İlk gün beni gördüğünde kalkıp yanıma gelmemişti, ikinci gün gittiğimde kalkıp sevindi, yanına girdim kaldığı yere beni sevdi ama aklı hep kapıdaydı.
Bugün 3.ü günü,yanındaki köpek de korkak olduğundan yine izin verdiler girdim içeri. Bu sefer beni çok sevdi. Tam zamanında gitmişim zaten. 4 kasım diye hayvanseverler ziyarete gelecekmiş, onlar için ekstra bir temizlik vardı barınakta. Kızamıyorum böyle şeylere artık, en azından kızım da iyice temizlenmiş olarak kalacak diye düşünüyorum, bu vesileyle iyice temizlenecek hayvanlar diye düşünüyorum ama inanın iyice temizlenmiş halleri bile içler acısı :(
Tazzikli sularla hortumlar sokup yıkıyorlardı etrafı, köpekler de içerde tabi, sudan korkanlar zaten deli korkmuştur, bizim kız da gürültüden çok korkmuş. Çöp toplama makinalarının sesleri, diğer köpeklerin havlaması, korkanların ağlaması, yeni doğan bebeklerin viyklemesi..
Kargaşa çoktu bugün. Sarıldık kucaklaştık, yanındakini sevdim, gürültülerden korkusu gitsin diye sarıldım.
Çimenlerde yuvarlanıp, güneşlenerek uyumayı seven kızım karanlık, ıslak, soğuk ve taş bir yerde kalıyor diye üzülsem de en azından sokaktaki gibi tekmelenip hor görülmüyor, hayatı güvende diye düşünüp rahatlamaya çalışıyorum ama kendi ellerimle onu oraya vermiş olmamın kalbimi parçalaması geçmedi tabi, geçeceğini de sanmıyorum. O günü hayatım boyunca unutabileceğimi sanmıyorum.
Duckla yürürken ağlıyorum, duck onun yatıp yuvarlandığı yerleri kokluyor, birşeyler arıyormuş gibi.. Bu sabah oyuncaklarını gömdüğü yeri bulduk. Yolda araba gelirken koşup onu alma, koruma hissim geri geliyor ama o yok..
Sabah uyanır uyanmaz yataktan kalkacak bir mutluluk sebebim yok. Çıkıp hemen kızıma bakıyordum, acıkmıştır, korkmuştur, tüm gece onu kimse sevmedi telaşım..
Yürüyüş çantamızda sevdiği oyuncaklar duruyordu.
Bugün ona çıkarınca yıkadıktan sonra takmak için tasma, isimlik, gezdirme tasması, yatak aldım. İnşallah bir an önce çıkarabilirim. Her gidişimde özür diliyorum, alıcam seni ne olur kızma bana bekle diyorum. Umarım beni anlıyordur.
Meğersem ben ne kadar çok sevmişim onu, aklım fikrim onda, çıkmıyor.
Oradaki köpeklerin halini gördükçe de Duck'ın şımarıklıklarına nasıl kızıyorum.
Ah hepsi öyle güzeller ki görmeniz lazım. Gözünün içine bakıyorlar insanın, azıcık dokunabilmek için birbirlerinin üzerine çıkıyorlar. Açık alanda yeterli kulube var mı bilmiyorum ama yağmurlar başlarsa ne yapacak onlar orda onu da bilemiyorum.
Kızım gelsin. Sonra onlar için gitmem lazım.
Bu fotoğraftaki bugün onun yanında kalan oğlan.
Bu da Kızım'ın bizimle olan son fotoğrafı. Duck yine şikayetçi oyuncağımı aldı diye, o da çıngırakla oynama keyfinde.
Bana güvenip, adamlardan kaçmak için arkama sığınan Kızım'ı, yaman evde istemiyor diye, canını acıtmadan götürsünler diye kendim kucağıma alıp barınağın arabasına bindirdim.Gözümün içine yardım dileyerek bakışını, o bindirdiğim korkunç yeri, barınağa yanına gidişimdeki benden bile korkan bakışlarını..
Hayatım boyunca unutmam mümkün değil sanırım.
Bir çözüm bulmadan yaşamak çok zor.
Kendimi affedemem artık. Ağlamaktan mahvoldum, barınağa gittim eve alıcam dedim vermediler, belediyeye gideceğim yarın, ne olursa olsun almalıyım eve, çok çok kötüyüm, anlatamam, tarif edemem.
Sokakta da kalsam birlikte yatar otururuz ne yapayim.
Ah insanlar..
Ne haldeydi bugün kızım :((((
Ama anladım ki bu yasa çıkar, köpeklerimizi de elimizden alıp öldürürler, öylece kalırız biz de bir şey yapamadan.
Çok fazlalar, bir canlının canı gitmiş umurlarında değil.
Ben bugün sakin bir sokakta yaşayan bir tane sokak köpeğine bile bakamadım, alamadım, kendi ellerimle verdim onu. Şimdi de peşinden ağlıyorum geri, bu defa eve alabilmek için.
İnşallah alabilirim, ormanda yaşayamaz o. Elimden tek tek mama yiyen köpek, ne tavuk yiyor ne köfte, ne sosis ne salam, elimden tek tek mama yiyor. Barınakta köşede korkup oturmuş yanıma bile gelemeyen kızım.
Ah umarım affedersin beni. Ah umarım kurtarabilirim seni. :((
Ne olur dua edin benimle, kurtarabileyim onu ordan, ne olur.
Aklım sürekli dışardaki kızımda.
Ne iş yapmak istiyorum ne bir şey, duckla tüm gün camdan ona bakabiliriz, daha fenası tüm günü sokaklarda onunla geçirebiliriz ama eve girdiğim an ilk 5dk rahatsam sonrası işkence.
Güvenli yeri vardı kendince, etrafta hareket çok olduğunda veya korktuğunda gidip sığındığı, bizim gerizekalı kapıcı orada da onu rahatsız etti, ben görmedim bir de orda korkutmuş onu kesin oraya da giremiyor artık.
Daha önce zaten tekme de yedi, taş da atılarak kovalandı, uyurken çocuklar üstüne basket topu da atıp kaçtı. O camdan bize bakacak, bizden bir iki lokma mama ve sevgi alacak diye tüm işkencelere katlanıp bizim camın karşısında durmayı tercih ediyor. Eve gelmek istiyor, alamıyorum komşular zaten hayvan düşmanı, iki köpekle apartmanda yaşayacak gücüm de yok :(
Akşam 9-10gibi herkes evine çekilince korkuyor sokakta, havlamaya başlıyor seslere. Dün akşam korkusunu geçireyim diye yanına çıktım, titriyo resmen. Bir adam hani şu hışır hışır ses yapan eşofmanlar varya, onlardan giymiş yürüyüş yapıyor alt yolda, ben bile korktum ilk duyduğumda,o da anlam verememiş kendince heralde, o ses çıkınca ödü kopup havlıyor öyle boşluğa. Neyse adamın o tarafa gittik, baktı bi insan yürüyor, emin olamasa da geçti korkusu, biraz yürütüp oynattım yorulsun da uyusun diye, biraz da güveni yerine gelsin diye sarıldım.
Zaten ben ona doğru eğilince hemen göğsüme kafasını yaslıyor tüm vücudunu bana bırakıp, bacaklarımın arasına sığınıyor. Dokunmayı da çok seviyor haliyle.
Sevdim sevdim, korkma dedim, oynadım yordum geldim hemen. Sonra bütün gece sessiz uyudu sanırım, havlamadı. Havlamasın diye de dua etmeyi ihmal etmiyorum :)) Korkup da havlarsa şikayet edecekler ve götürülecek diye korkuyorum.
Korkuyorum çünkü diğer sokak köpekleri gibi değil. Mamayı sadece elimden yiyor, o da iki lokma, ne kıymalar haşladım yemedi bir tek tavuklu mama seviyor. Korkuyor herşeyden. Güçsüz.. Evde yetişip sokağa bırakılmış, çok belli. Varsa yoksa tenis topları, oyuncaklar, ayıcıklar, kemirme ipleri, kemikleri. Bir de arkadaşı Duck.
Uyuyamıyorum , uyanınca anında cama koşuyorum, onu görünce içime su serpiliyor oh hala yaşıyor gibilerinden.
Dışarıda uzaklarda işim olsa bir süre sonra eve dönmek istiyorum, biri bir şey yaptıysa, belediye gelip aldıysa vs yığında tilki kafamda.
Sitede oturan yabancı komşumuzdan eminim blogun bir yerinde bahsetmişimdir. Nancy. Barınaklardan köpekleri alıp bahçesinde bakıp sahiplendiriyor.
Bahçesine alamadı çok köpek var diye ama video ve fotoğraflarını amerikada pets alive diye bir gruba gönderdi. Oradan ümitleniyorum şimdi. Ama çok da heveslenmek istemiyorum. Hem heveslenip heyecan yaptığım hiçbir şey bugüne kadar gerçekleşmediği için, hem de amerikadaki köpekler bitti bizden mi alacaklar yani diye düşünerek.
Ama tek umudum da o.
Dualarınıza ihtiyacım var. Benim çirkin kızımı ancak oradan birileri sahiplenir sahiplenirse.
Türklerden ümidimi yitirdim. Ülkemi de sevmiyorum malesef.
Siz yine de bir umut paylaşın ne olur ilanlarını. Belki bir yuvası olur.
Geceleri zaten korkan kuzum yağmurda da tir tir titriyor daha şimdiden. Kışa kadar olsa herşey. Hepimiz rahat bir nefes alsak azıcık.
ilanlar için:
http://www.facebook.com/media/set/?set=a.10151161417914182.493675.180936529181&type=1
http://forum.petarkadas.com/%C3%BCcretsiz_k%C3%B6pek_verenler__arayanlar/kizim-cok-acil-yuva-ariyor-istanbul
videoları:
http://www.youtube.com/watch?v=1-Ib3TAOeYo&feature=plcp
http://www.youtube.com/watch?v=auGrUn2yC2s&feature=plcp
http://www.youtube.com/watch?v=c2l2jKBZL04&feature=plcp

.jpg)

